tug

  1. kuvvetle çekmek, çekiştirmek.
    tug at sth.: çekiştirmek, tekrar tekrar çekmek.
    The child tugged at his mother's hand.
  2. çekip götürmek, sürüklemek, çekelemek.
    tug something along: birşeyi sürüklemek, çeke çeke götürmek.
  3. yedekte götürmek.
    We tugged the boat in to shore.
  4. büyük gayret sarfetmek, çabalamak.
  5. kuvvetli çekiş, çekiştirme.
  6. çekişme, çabalama, çaba/gayret sarfetme, mücadele.
  7. römorkör.
  8. çekme halatı/zinciri.
  9. koşum kayışı.
planör çekme
liman römorku
liman römorku
çekici
römork
kurtarma gemisi (römorkör
römorkör yedeğinde
ruhunu okşamak Verb
ana babanın çocuğun vesayeti üzerinde çekişmesi
halat çekme müsabakası. Noun
şiddetli rekabet, mücadele, çekişme. Noun
halat çekme Noun, Sports
tail
aigrette
brigadier general

Eskiden hükümdarlara, rütbelerine göre paşalara ve ... şan ve şöhret alâmeti