reciprocate

  1. Fiil karşıtla(ş)mak, karşılığını vermek/duymak/yapmak, iade etmek.
    They've invited us to dinner so many
    times, I must reciprocate .
  2. Fiil değiştokuş yapmak, teati etmek, karşılıklı alıp vermek.
  3. Fiil karşılıklı hareket et(tir)mek, ileri-geri/gelgit hareketi ile işle(t)mek.
    reciprocating engine:
    ileri-geri hareketli motor, pistonlu motor.
    reciprocating motion: gelgit devinimi.
  4. Fiil mukabele etmek.
    reciprocate a compliment gracefully.
  5. Fiil dengi/karşılığı olmak, tekabül etmek.
  6. Fiil karşılıklı haberleşmek.
bir muhasebe kalemini dengelemek Fiil
aynıyla mukabele etmekten memnun