defeat

  1. yenmek, galebe çalmak, galip gelmek, mağlûp etmek, bozguna/hezimete uğratmak.
    Our army defeated our enemy.
  2. başarısızlığa uğratmak, amacına ulaşmasına engel olmak, işini bozmak, kösteklemek, engel/mani olmak.

    It was lack of money, not of effort, that defeated their plan.
  3. Law bozmak, iptal etmek, iskat etmek.
  4. yenilgi, mağlûbiyet.
  5. bozgun, hezimet.
  6. başarısızlık, başarıya/amacına ulaşamama.
  7. yıkılma, harap olma, harabiyet.
haklarını yemek
alacaklılarını zarara sokmak Verb
alacaklılarını aldatmak Verb
yenilgiyi kabullenmek Verb
pes etmek Verb
yenilgiyi kabul etmek Verb
ezici mağlubiyet
hezimet
ezici yenilgi
seçim yenilgisi
seçim yenilgisi
hükümetin yenilgiye uğraması
başarı elde edilemediği takdirde
manevi yenilme
parlamento yenilgisi
yenilgiyi kabul etmek Verb
yenilgiyi göze almak Verb
mağlubiyete uğramak Verb
mağlup olmak Verb
yenilmek Verb
yenilgiye uğramak Verb
mağlubiyete uğramak Verb
yenilgiye uğramak Verb
mağlup olmak Verb
büyük yenilgi
tepelemek Verb
kanun tasarısını kabul etmek Verb
bir önergeyi reddetmek Verb
bir iddiayı reddetmek Verb
bir belgeyi geçersiz saymak Verb
bir önergeyi X oya karşı Y oyla reddetmek Verb
bir hakkı elinden almak Verb
karşı adayı yenme
muhalefetin bir adayıni yenmek Verb
muhalefetin bir adayını yenmek Verb
karşı adayı yenmek Verb
seçimde yenilgiye uğramak Verb
seçimde yenmek Verb
seçim sandığında yenilgi
oyla yenmek Verb
hezimete uğratmak Verb
bir önergenin reddi Noun
bir planın reddi
bir suikasti akamete uğratma
birinin ümitlerini kırmak Verb
adaletin işlemesine engel olmak Verb
bir vasiyetnamenin hükümlerini tanımamak Verb
bir patent hakkını sona erdirmek Verb
yenişememek Verb
adaleti engellemek kastıyla
bozguna uğratmak Verb