dispute

  1. Noun, Law uyuşmazlık
  2. tartışma, münakaşa, müzakere.
    the matter in dispute: tartışma konusu.
    An increase in taxes
    was the subject of the dispute.
  3. çekişme, kavga, ihtilâf, anlaşmazlık, niza, uyuşmazlık.
    to settle a dispute: ihtilâfı yatıştırmak.
  4. karşı koymak, kavga/mücadele etmek.
    to dispute an advance of troops.
  5. reddetmek, itiraz etmek, kabul etmemek.
    The insurance company disputed his claim for damages.
  6. çekişmek, mücadele etmek, kazanmağa çalışmak.
    The brothers were disputing ownership of the house.
ihtilaflı Adjective, Law
uyuşmazlıkların barışçıl çözümü Noun, Law
bir anlaşmazlığı gidermek Verb
bir uyuşmazlığın halli
bir anlaşmazlık konusunda hüküm vermek Verb
bir anlaşmazlığı halletmek Verb
idari anlaşmazlık
idari uyuşmazlık
dava konusu meblağ Noun, Law
dava konusu tutar Noun, Law
ihtilaf konusu meblağ Noun, Law
bir ihtilafın tahkime götürülüp götürülemeyeceği Noun, Law
bir uyuşmazlıkta hakemlik etmek Verb
bir uyuşmazlıkta hakemlik etmek Verb
bir uyuşmazlığın halli
tartışmaya açık olmak Verb
tartışmasız
(a) tartışılamaz, münakaşa götürmez, apaçık, bedihî, âşikâr.
The fact is beyond dispute. (b) kesin, son, kat'î, nihaî.
sınır kavgası Noun
uyuşmazlık konusu
anlaşmazlık konusu
medeni hukuk davası Noun
toplu sözleşme uyuşmazlığı Noun, Employment
toplu iş uyuşmazlığı Noun, Employment
ticaret davası Noun
bir anlaşmazlığı gidermek Verb
bir anlaşmazlık hakkında karar vermek Verb
sınır davası Noun
sınır kavgası Noun
sınır çatışması
münazaalı, ihtilâflı.
without dispute: ihtilâfsız.
bir tarafta işveren diğer tarafta da işçiler ya da sendikanın bulunduğu
ücretlerle çalışma koşulları konusundaki müzakere
iş uyuşmazlığı
bir anlaşmazlığa müdahale etmek Verb
bir kavgaya müdahale etmek Verb
tartışmalı yorum
bir anlaşmazlığa müdahale etmek Verb
yatırım anlaşmazlığı Noun, Law
bir hukuki anlaşmazlık
ihtilaf konusu
kaza yetkisi konusunda anlaşmazlık
(a) sendikalar arasında çıkan anlaşmazlık, (b) yetkili yasal kurum hakkında çıkan anlaşmazlık, (c) yetkili
yargılama kurumu hakkında anlaşmazlık.
yetki uyuşmazlığı Noun, Law
ihtilafın dışında kalmak Verb
işçi-işveren uyuşmazlığı Noun, Management
işçi-işveren ihtilafı Noun
iş uyuşmazlığı
işçi-işveren anlaşmazlıkları Noun
iş anlaşmazlığı
hukuki ihtilaf
bir ticari anlaşmazlığı kanun yoluyla sonuçlandırmak Verb
ihtilaf konusu
müddeabih
ihtilaflı konu Noun, Law
çıngar
tartışmaya açık Adjective
ihtilaf halindeki taraflar Noun
maaş anlaşmazlığı
dava konusu
siyasi kavga
politik kavga
münazaa mevzuu
tartışmalı mesele
münakaşalı mesele
ihtilaf konusu
(sendika) bir sendikanın tanınması konusunda ihtilaf
bir ihtilafı halletmek Verb
bir ihtilafın halli
bir ihtilafı halletmek Verb
çatışma halli
bir ihtilafın halli
vergi ihtilafı
dava konusu
davanın tarafları Noun
sendika ile uyuşmazlık
ihtilaflı
ücret uyuşmazlığı
ücret anlaşmazlığı
tartışmasız
karşı çıkmadan
itirazsız
bir hak iddiasını kabul etmemek Verb
bir karara itiraz etmek Verb
bir beyanı kabul etmemek Verb
bir vasiyetnameye itirazda bulunmak Verb
vasiyetnamenin geçerliliğine itiraz etmek Verb
tartışmak, münakaşa/müzakere etmek.
They disputed for hours (about) where to go.
öncelik çatışması
bir seçim sonucuna karşı çıkmak Verb
dava konusu
her karış toprak için mücadele vermek Verb
bir hukuki konuda uyuşmazlık
maaş konusunda uyuşmazlık
ihtilafların halli; uyuşmazlıkların çözümlenmesi
birinin mülkiyet hakkına karşı çıkmak Verb
uyuşmazlığı çözümleme
birşeyin kontrolünü ele geçirmeye çalışmak Verb
birşeyin kontrolünü ele almak için mücadele etmek Verb
toprağı karış karış savunmak Verb
talebin meşruluğuna itiraz etmek Verb
birinin mülkiyet durumuna itiraz etmek Verb
bir belgenin geçerliğine itiraz etmek Verb
bir evrakın geçerliğini şüphe konusu yapmak Verb
bir talebe itiraz etmek Verb
… olup olmadığını tartışmak Verb
… neden olduğunu tartışmak Verb
alternatif ihtilaf çözüm yolları Noun, Law
bir anlaşmazlığı mahkemeye havale etmek Verb
bir ihtilafı hakem kuruluna havale etmek Verb
bir ihtilafı hakeme havale etmek
bir uyuşmazlığı hakeme havale etmek Verb
bir anlaşmazlığı Birleşmiş Milletler'e havale etmek Verb, Organizations
bir anlaşmazlığı hakem heyetine götürmek Verb
bir ihtilafın hakem kuruluna havalesi
uyuşmazlığı hakem yoluyla çözümlemek Verb
uyuşmazlığı müzakere yoluyla halletmek Verb
bir iş uyuşmazlığını müşterek danışma yoluyla çözümlemek Verb
bir uyuşmazlığı adalet divanına götürmek Verb
uyuşmazlığı adalet divanına götürmek Verb
Bölgesel Anlaşmalar ve Anlaşmazlıkların Halli Dairesi Noun, Organizations