1. Fiil çekmek, cezbetmek.
    The gravitational force of the earth attracts the bodies to it: Yerçekimi kuvveti
    cisimleri yere doğru çeker.
    Her beauty attracted my attention: Güzelliği dikkatimi çekti.
    to attract attention: dikkati çekmek.
    to be attracted: cazibesine kapılmak/tutulmak.
    He was attracted by her beauty: Onun güzelliğinin cazibesine kapıldı.
    A magnet attracts the iron: Mıknatıs demiri çeker.
    to attract a penalty: cezaya çarpılmak.
dikkat çekmek Fiil
alaka toplamak Fiil
ilgi toplamak Fiil
göze batmak Fiil
ilgi çekmek Fiil
müşteri çekmek Fiil
ağızınin içine baktırmak Fiil
yabancı ziyaretçi çekmek Fiil
yabancı ziyaretçi çekmek Fiil
geri kalmış bölgelere yatırımı çekmek Fiil
bir haksız fiilden sorumlu olmak Fiil
dikkat çekmek Fiil
reklam olmak Fiil
nazarı dikkatini çekmek Fiil
yabancı ziyaretçi çekmek Fiil