1. İsim işaret, im.
    question mark: soru imi, istifham işareti.
    exclamation mark: ünlem işareti, nida.
  2. İsim belirti, alâmet, emare, tanıma işareti.
    to bow as a mark of respect: saygı belirtisi olarak eğilmek.

    a mark for lost ships.
  3. İsim (a) marka, damga. postmark: posta damgası. (b) imza olarak çizilen çizgi.
    make your mark here.
  4. İsim bellik, çizgi, çetele.
    high-water mark: doruk çizgisi: suların en çok yükseldiği düzeci gösteren
    çizgi.
    Plimsall mark: su düzeyi çizgisi, 80 tondan fazla her gemide bulunması gerekli çizgi.
  5. İsim iz, yara izi, bere, alâmeti farika.
  6. İsim not, numara, değer, öğrencinin bilgi/başarı derecesini gösteren sayı/harf.
    My mark in mathematics
    was 10.
    A bad mark: kırık not.
  7. İsim standard nitelik, norm.
    His behavior was below the mark. The employee's work has been below the mark this week.
  8. İsim şöhret, liyakat, önem, imtiyaz, seçkinlik.
    man of mark: önemli/seçkin/mümtaz kişi.
  9. İsim amaç, hedef, nişan, gaye, erek.
    The hunter's mark.
    To fall short of one's mark: amacına
    erişememek.
    If it was meant to be an apology, your words were way off the mark: Maksadın özür dilemekse, sözlerin bu amaçtan çok uzak.
  10. İsim enayi, her söze kanan, çabuk aldanan, istihza/alay konusu kimse.
    a mark for every schemer.
  11. İsim (yarış) çıkış hattı/noktası.
  12. İsim (boks) göbek, mide, karnın ortası.
  13. İsim vuruş, isabet.
  14. İsim, Denizcilik iskandil savlası üzerinde kulaç işareti. (bkz: deep ) (21).
  15. İsim (eskiden Alman köylerinde) ortak arazi.
  16. İsim sınır, hudut.
  17. İsim dikkat, nazarı itibar.
    nothing worthy of mark: önemsiz.
    worthy of mark: dikkate değer, şayanı dikkat.
  18. Fiil imlemek, işaretlemek, işaret koymak/etmek.
    mark all the large cities on this map. The heap of stones
    marks the grave of a traveller.
  19. Fiil etiketlemek, etiket koymak/yapıştırmak, markalamak, marka vurmak.
  20. Fiil not vermek/atmak, değerlendirmek.
    He marked the work 10 out of 10. I have 25 essays to mark /to be marked.
  21. Fiil yoklama yapmak, yoklama defterine yazmak.
    Each morning the teacher marks the pupils present, absent
    or l

    ate. 5. (niteliğini) göstermek, delâlet etmek.

    She has the qualities that mark a good nurse: İyi bir hastabakıcının niteliklerine sahip olduğunu gösteriyor.
  22. Fiil
    mark out: çizmek, yazmak, yapmak.
    to mark out a plan of attack.
  23. Fiil (işaretlerle vb.) göstermek, belirtmek, belli etmek, önemini/anlamını belirtmek.
    Many important inventions
    mark the last 150 years.
  24. Fiil (a) iz/leke bırakmak.
    The hot cup marked the table badly. (b) lekelenmek, üzerinde leke/iz kalmak.

    This table marks badly, don't put the hot cup on it.
  25. Fiil göstermek, izhar etmek, açıklamak, belli etmek.
    To mark approval with a node. A frown marked her displeasure.
    What are the qualities that mark a great leader?
  26. Fiil dikkat etmek, mimlemek, unutmamak.
    mark my words! Sözüme mim koy! (Sözümü unutma).
    mark carefully
    how it is done/how to do it/how he does it.
  27. Fiil hatırda tutmak, nazarı dikkate almak, hesaba katmak.
  28. Fiil farketmek, farkına varmak, dikkat etmek, gözönüne almak, gözönünde tutmak.
  29. İsim mark Alman para birimi (1871'den beri). (bkz: Deutsche mark, ostmark ), (bkz: reichmark ).
  30. İsim markka, Finlandiya parası.
  31. İsim
    merk ile ayni anlama gelir. eski İskoç (gümüş) parası.
  32. İsim Avrupada kullanılan ağırlık birimi: takriben 8 ons/227 gram.
çağına damgasını vurmak Fiil
bir şey üzerinde izini bırakmak Fiil
başarmak, hedefine/maksadına ulaşmak/erişmek.
onayladığını göstermek Fiil
giysileri üzerine kendi adını yazmak Fiil
birini hedefi olarak tayin etmek Fiil
gayeye/hedefe ulaşamamak, istenileni elde edememek.
bırakılmış marka
paranın kullanım sınırı
montaj markası İsim
balya işareti
(sürveyde) seviye işareti, reper noktası.
doğumdan beri var olan leke
doğuştan var olan yüzde veya vücuttaki leke
kara leke, yüz karası. İsim
blok işareti
sınır işareti
sınır işareti
marka
yanık yeri
yanık izi
iptal işareti
CE işareti İsim
(US) sağlamlık işareti
sağlamlık işareti
birlik işareti
(a) buzul izi: buzulların altında kalan kaya parçalarının kaya yüzeylerinde bıraktığı izler, (b) kesici
aletin titreşiminden maden yüzeyinde oluşan çizgiler.
belirtim, kontrol (edildi) işareti: listedeki bir maddenin kontrol edildiğini, üzerinde işlem yapıldığını,
doğru/tamam olduğunu göstermek üzere önüne konulan
ê işareti.
check ile ayni anlama gelir.
İsim
çentik, damga: madenî paranın ağırlığını, yasallığını veya içindeki gümüş miktarını belirten işaret.

chop-marked: çentikli, damgalı.
İsim
birlik işareti
ortak işaret
ticaret markası İsim
uygunluk işareti
polis ile işbirliği yapan suçlu
düzeltme işareti
aldatıcı marka
silme imi Bilgi Teknolojileri
kötü not
Alman Markı
mark, Alman markı, DM, 100 pfennigs. İsim
: Alman markı.
diacritic ile ayni anlama gelir. ses-simge: harfin altına/üstüne konularak sesini değiştiren işaret:
^ ' " ` ´ diacritic gibi.
belirleyici özellik
ayırıcı özellik
ayırt edici işaret İsim, Rekabet Hukuku
bölme işareti
dolar işareti:
$. İsim
gümrük damgası İsim
enayi, bön, budala, kolayca aldatılabilen kimse. İsim
işaret etmek için kullanılan göstergedir
son işareti
bir veri biriminin veya bir bilgisayar kelimesinin sonunu göstermek Fiil
sınav notu
kontrol işareti
ünlem/nida işareti (
!), ünlem belgisi.
dosya işareti
giriş kaydı
iyi not
yönlendirici sos
yönlendirici işaret
nişan
ayar damgası İsim
service stripe. İsim
inbounds İsim
suyun (taşkın esnasında) en çok yükseldiği nokta/düzey, taşma düzeyi. İsim
doruk, en fazla gelişme/ilerleme/başarı noktası. İsim
özellikle bir ürün üzerindeki tanıtıcı damga (mühür
yükün üzerinde (veya ambalajında) bulunması gerekli olan tanımlayıcı işaretler
alameti farika
tanıtma sosi
tanıtma işareti
kerte
soru işareti, istifham (işareti):
?
standartlara uygunluk damgası İsim
(Br) kalite damgası İsim
nirengi
indirme noktası İsim
arazi işareti
geç kalanlar cetveli
su kesimi çizgisi, yük çizgisi: geminin en fazla ne kadar yük alabileceğini belirten/gösteren çizgi.

Plimsoll mark ile ayni anlama gelir.
İsim
en düşük nokta
(a) inik deniz düzeyi, cezirin ulaştığı en alçak düzey/nokta, (b) en düşük/en alçak nokta/düzey.
the
low-water mark of political trickery.
ünlü
bağlama markası İsim
(Br) alameti farika
darphane damgası, paralara vurulan resmî damga.
yanıltıcı işaret
yanıltıcı sos
(uçak) milli tanıtma işareti
(uçak) milliyeti tanıtma flaması
meşhur
hedefin ötesine atmak Fiil
filigran
suyolu
paragraf işareti
çivi izi: matbaa harflerini kalıptan çıkarırken çivinin harflerde bıraktığı iz. İsim
hallmark
load-line mark İsim
kötü ders notu
liman damgası (ihraç edilecek malların ambalajlarının üzerindeki gönderilecekleri limanı belirten işaretler
liman damgası İsim
fiyat etiketi
basımevi damgası İsim
punctuation ile ayni anlama gelir. noktalama imi/ işareti. The chief punctuation marks are
(Başlıca noktalama imleri şunlardır): period nokta . colon iki nokta : semicolon noktalı virgül ; comma virgül, question mark = interrogation point soru imi ?exclamation mark ünlem imi ! parenthesis ayıraç () brackets köşeli ayıraç [ ]en-dash (kısa çizgi -em-dash uzun çizgi _hyphen çizgi -quotation marks tırnak imi “ ” virgule = slash eğri çizgi: /
kaliteli marka
soru işareti, istifham (işareti):
?
tırnak imi/ işareti:

tırnak imi:
veya
. İsim
tırnak imi/ işareti:

düzeltmen işareti
belirtici işaret
referans işareti
müracaat işareti
referans işareti
tescilli marka
ripple ile ayni anlama gelir. kumda rüzgâr veya akarsuyun oluşturduğu iz.
paragraf işareti
hizmet markası İsim
servis işareti
(kütüphanede kitaplara konulan) raf işareti.
sevkedilen ürünün gideceği yeri gösteren işaretler
imza yerine işaret koyma
fren izi
taksim
gümüş ayar işareti
doğuştan vücutta bulunan kırmızı leke.
vurgulama işareti
manyetik bant imi Bilgi Teknolojileri
(kâğıt para) ince tel
gelgit işareti
kişinin yüzü
boynu ya da bedeninin yıkanmış ve yıkanmamış bölümleri arasındaki çizgi
emirlere uymak Fiil
alameti farika
ticaret markası İsim
ticari marka
su düzeyini gösteren işaret
su düzeyini gösteren sos
çeki tasdik etmek Fiil
not karnesi
fiyatları indirmek, tenzilat yapmak.
All our stock has been marked down for the sales: Çabuk satmak
için bütün mallarımızın fiyatlarını indirdik.
... renkle işaretlemek Fiil
iyiniyet işareti
sınırlarını çizmek Fiil
sınırlarını çizmek Fiil
seçip ayırmak Fiil
planını yapmak Fiil
bir güzergâh tespit etmek Fiil
fiyat koymak Fiil
imza yerine parmak basma
(a) yerinde saymak, (b) ertelemek, sonraya bırakmak, (c) boşuna vakit geçirmek, durup beklemek.
(a) gelişmeleri beklemek, geçici olarak işi durdurmak, hadiselere intizar etmek, (b)
ask. yerinde saymak.
(a) (yazarak/çizerek) kirletmek/lekelemek.
Don't mark up the desks. (b) imlemek, işaretlemek,
işaret koymak, işaretlerle belirtmek, (c) kâr eklemek, bir malın maliyetine kâr ekleyerek fiyatını belirlemek, fiyatını yükseltmek.
The new tax made it necessary to mark up all the goods in the shop.
a 10% mark-up: %10 fiyat artışı.
numaralamak Fiil
bayinin fiyatlarına zam yapması
  1. İsim German Mark
  2. İsim Deutschmark
  3. İsim Deutsche Mark
  4. İsim former monetary unit of Germany

Türkçe Sözlük (Kubbealtı Lugatı)

  1. Alman para birimi