1. Zarf nerede.
    where is he?
  2. Zarf nereye?
    where are you going?
  3. Zarf nereden?
    where did you get that story?
  4. Zarf … de/da, içinde.
    The house where he was born.
  5. Zarf ki oraya.
    the place where he is going: gittği yer.
  6. Zarf ne derece, ne nisbette, ne şekilde, ne kadar, ne bakımdan.
    where does this affect us? Bu bizi
    ne bakımdan/ne derece etkiler? (= bunun bize etkisi nedir?).
  7. Bağlaç (olduğu/bulunduğu) yer.
    Find where he is. The book is where you left it.
  8. Bağlaç … yerde.
    where I live there are plenty of sheep. where ignorance is bliss, it is folly to be wise.
  9. Bağlaç yere, her nereye.
    I will go where you go.
  10. Bağlaç orada.
    They came to the town, where they lodged for the night.
  11. Bağlaç halbuki, buna rağmen.
    They want a house, where we would rather live in a flat.
  12. Zamir yer.
    This is where the boat docks.
  13. Zamir an, nokta.
    That was where the phone rang. That's where you are wrong.
  14. İsim yer, mevki, mahal.
    The wheres and hows of job hunting: İş aramanın yeri ve yöntemi.
    the where
    and when: yer ve zaman.
düşüncelerini eyleme döndürmek Fiil
Memleket neresi? Cümle
Nerelisiniz? Cümle
nereden
uygun olduğu hallerde
Nerelisin?
Ne demek istiyorsun?
Lafı nereye getirmeye çalışıyorsun?
Neredesin?
Nereye? Ne tarafa?
Bu da nereden çıktı şimdi?
banka nız hangisi banka hatır senedi
bu işte senin rolün ne ?
... konusunda ne düşünüyorsun?
... konusunda fikrin nedir?
Nerede olacaktı?
Sence nerede olabilir?
bu kutu nereye konacak ?
nereden.
where did you come from?
mükemmel, dört başı mamur.
That party's really where it's at, man! Kullanılışı:
WHEN
yerine
WHERE kullanmamaya dikkat etmelidir.
"A holiday is where we have a time off." yanlıştır,
where yerine
when kullanılması gerekir: "
A holiday is when we have a time off." Keza
THAT yerine
WHERE kullanılmamalıdır:
I see by the papers THAT he has retired. (
where he has retired demek yanlıştır). WHERE ile beraber edat kullanmaktan kaçınmalıdır: Örneğin, "
Where is she at?" denilmez, "
Where is she?" denilir. "
Where are you going to?" denilmez, "
Where are you going?" denilir. Yalnız hareket ve menşe bildiren tümcelerde
"where from" terkibi kullanılır:
bk.:
where3 (2).
asıl dert/zorluk, hassas nokta, insanın dertli olduğu husus.
İstenirse herşey olur. Cümle
Çıkmadık candan ümit kesilmez. Cümle
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Cümle
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Nerede kalmıştık?
Nerelerdesin?
Nerede kaldın?
bu saatte yarın nerede olacağım ?
X'e gelince/X konusunda/X söz konusu olunca.
Where work is concerned, I always try my best.
wherever.
=
where are.
Where're you going?

where has.
where's he been all night?
aksi belirtilmedikçe Zarf, Hukuk
can damarına basmak, en zayıf yerinden vurmak.
'ye tanık olarak
yaraya parmak basmak
kişinin dertli olduğu hassas noktayı bilmek Fiil
hassas noktayı bilmek Fiil
birinin kendisi hakkındaki düşüncelerini bilmek Fiil
ne yapılması gerektiğini bilmek Fiil
bir durumda ne yapacağını bilmek Fiil
yapılması gerekenleri bilmek Fiil
birinin kendisi hakkında ne düşündüğünü bilmek Fiil
ayakaltı nda bırakmak Fiil
kerteriz noktası İsim
ekmediğini biçmek Fiil
ekmediğini biçmek Fiil
hani
işte dert burada.
Everyone knows best where his own shoe pinches: Herkes kendi derdini başkasından iyi bilir.
Nereye gittiğini bilmek imkansız.
başladığımız yer burasıydı (görüşmeler başlama noktasına geri geldiğinde söylenir
söylenen söze şiddet verir, öfke/hayret/tehevvür vb. ifade eder.
What the devil are you doing here?
Burada ne yapıyorsun/ne işin var/ne halt ediyorsun?
What the devil are you talking about: Sen ne diyorsun! (=Ne demek istiyorsun yani!)
What the devil have you been: Hangi cehennemde idin (= Nerede kaldın/niye bukadar geciktin?)
What the devil is he gone: Hangi cehenneme gitti?
What the devil are you doing: Ne halt ediyorsun!
Oh, well, what the devil: Aman, canı cehenneme!
Why the devil didn't he say so: Bunu ne diye söylemedi!
How the devil would I know: Ne bileyim birader! (Kerametim mi var?).
Where the devil is he: Hangi cehennemde (= Nerede?)