explicit

  1. Adjective apaçık, vâzıh, sarih, âşikâr, açık-seçik, anlaşılmadık nokta bırakmayan.
    in explicit language:
    açık bir dille.
    He gave such explicit directions that everyone understood them.
  2. Adjective kesin, kat'î.
    explicit denial/order: kesin red/emir.
    an explicit statement of his objective.
  3. Adjective dıştan görülebilen.
  4. Adjective aracısız/doğrudan doğruya ödenen.
    explicit costs.
beyanlarında daha açık olmak Verb
ifadelerinde daha açık olmak Verb
sarih şart
açık şart
sarih rıza
açık anlaşma Noun, Competition Law
resmi açıklama
belirtik işlev, açık fonksiyon. implicit function.
açık enflasyon hedeflemesi Noun, Economics
kanunun açık hükmü Noun, Law
resmi beyanat
bir konuda apaçık konuşmak Verb