observation

  1. Noun, Medicine-Health gözlem
  2. Noun müşahede
  3. Noun gözlem, müşahede, müşahede kabiliyeti.
    His keen observation helped him to become a scientist.
  4. Noun dikkatli bakma, inceleme, tetkik.
    The observation of nature is important in science. This telescope
    is used for the observation of distant stars.
  5. Noun rasat, gözlem.
    weather observations: hava gözlemleri.
    keep under observation: gözlem altında
    bulundurmak, gözden ayırmamak.
  6. Noun dikkat, göz, farketme, farkına varma.
    to escape a person's observation: bir kimsenin gözünden kaçmak.
  7. Noun ihtar, söz.
  8. Noun gözlem /müşahede/rasat sonucu (elde edilen bilgi/bulgu).
    The doctor examined the patient and wrote down his observations.
  9. Noun, Military gözetleme, tarassut.
  10. Noun fikir, yorum, görüş, noktai nazar, mütalea.
    The speaker had some witty observations to make about modern politics.
  11. Noun gözlem/müşahede altında bulunma, incelenme, gözetlenme.
    under the observation of the hospital.
  12. Noun (denizde seyrüsefer maksadıyla) enlem/boylam ölçme.
  13. Noun (yasa vb. ye) riayet, itaat.
gözden kaçmak Verb
gözlem hatası Noun
gözden kaçmak Verb
gözlenememek Verb
dolaylı gözlem
bebek gözlemi Noun, Psychoanalysis
envanter gözetimi
piyasa gözlemi
sürekli piyasa gözlemi
(Br) toplu haldeki halkın kamuoyunu elde etmek için yapılan araştırma
meteorolojik gözlem
katılımcı gözlem
satın alma alışkanlıklarının gözlemi
rasat balonu
gözetme balonu
tarassut balonu
tarassut balonu sepeti
gözlem vagonu: genellikle trenlerin sonunda bulunan yolcuların etrafı seyretmesine uygun şekilde geniş pencereli vagon. Noun
genç suçlular için nezaret merkezi
gözlem istasyonu
gözetleme güvertesi
kumanda köprüsü
gözlem matrisi
gözlem biçimleri Noun
düşmanı gözetleme
yeryüzünün gözetlenmesi
gözlemcinin hiçbir engelle karşılaşmadan bir görüntü ya da etkinliği izleyebileceği nokta ya da yapı
(sinema) gözleme deliği
(topçu) gözetleme/rasat mevzii. Noun
gözetleme yeri Noun, Military
gözlem noktası Noun, Military
gözetlenen halk grubu
(pazarlama) gözlemleme tekniği
gözetleme kulesi
camlı vagonlu tren
gözlem istasyonu
askeri gözlem noktası Noun, Military