worship

  1. Noun ibadet, tapınma, perestiş.
    the worship of God: Allaha ibadet.
    hours of worship: ibadet saatleri.
  2. Noun aşırı sevgi/hürmet, tapma.
    excessive worship of business success.
  3. Noun tapınılan şey.
  4. Noun hürmet ifadesi olarak yargıçlara vb. hitapta hullanılır:
    "Yes, your worship ," he said to the judge.
  5. Noun saygınlık, saygıdeğerlik.
    men of worship: saygıdeğer zevat.
  6. Verb ibadet etmek, tapınmak, perestiş etmek.
    People go to mosque/church to worship God: Allaha ibadet
    için insanlar camiye/kiliseye giderler.
  7. Verb tapmak, aşırı derecede sevmek/hürmet etmek.
    A miser worships money: Hasis paraya tapar.
atalara tapma
dua eden cemaatin taciz edilmesi
büyük adamlara ilâh gibi tapınma. Noun
birine aşırı hayranlık/perestiş. Noun
tapınak
putperestlik Noun, Religion-Faith
doğaya tapma
doğaya tapma.
nature worshiper: doğaya tapan. Noun
tapınak
ibadethane Noun, Religion-Faith
kilise ayini
kıbleye dönmek Verb
nafile ibadet Noun, Religion-Faith
zatıaliniz
servete tapma
zenginliğe tapmak Verb