1. İsim, Coğrafya yarık
  2. bisect ile ayni anlama gelir. (pulculukta) pulun yarısı.
  3. Fiil yarmak, yarıp parçalamak.
    to split a log in two.
  4. Fiil çatlatmak, kesip ayırmak.
    to split a piece from a block.
  5. Fiil
    split up: bölüş(tür)mek, paylaş(tır)mak.
    We split up our rations. We split a bottle of wine.
  6. Fiil yarılıp parçalanmak.
  7. Fiil hizipleş(tir)mek, (parti) böl(ün)mek.
    The party split up into three groups. to split a political party.
  8. Fiil, Kimya ayrıştırmak, elemanlarına ayırmak.
  9. Fiil, Maliye hisse senedini bölmek, daha küçük hisselere ayırmak.
  10. Fiil muhtelif parti adaylarına oy vermek.
  11. Fiil tüymek, savuşmak, çekilip gitmek, cızlamı çekmek.
    Man, let's split.
  12. yarma, parçalama, bölme.
  13. çatlak, yarık.
  14. kıymık, sepetçilikte kullanılan ağaç tiriz, ufak parça.
  15. anlaşmazlık, ihtilâf, bozuşma.
  16. hizip.
  17. meyve dilimli (genellikle muzlu) ve şuruplu dondurma.
    banana split.
  18. küçük içki şişesi (≈170 cm3).
  19. bir bacağı öne öbürünü arkaya uzatarak yere oturma hareketi.
  20. ilk atıştan sonra kalan pimleri iki gruba ayırma.
  21. Maliye hisse senetlerini bölme.
  22. yarılmış, bölünmüş, parçalanmış, ayrılmış.
  23. kırık, çatlak, yarık.
  24. uyuşmayan, anlaşamayan, bağdaşamayan, ihtilâf halinde, farklı.
    a split opinion.
gülmekten kasıkları çatlamak Fiil
katılırcasına gülmek, gülmekten kasıkları çatlamak.
oyunu türlü adaylara vermek Fiil
oyunu bölmek (oyunu birden çok adaya bölmek Fiil
oyunu bölmek Fiil
oyunu türlü adaylara vermek Fiil
muzlu dondurma.
partinin parçalanması
fiyat farkını paylaşmak Fiil
bir şirketin ödenmemiş hisse senetlerinin sayısının azalması ve geri kalan hisse senetlerinin piyasa fiyatının artması
belli sayıda hisse senedinin birleştirilme irilerek nominal değeri daha yük
ödenmemiş hisse senetleri sayısının azalması
şirket hissedarlarına ek hisse senetleri (bedelsiz dağıtılan hisseler olarak bilinir) ihraç edilmesine karar verilebilir
bir hisse senedinin piyasa fiyatının çok yüksek olduğu düşünülüyorsa
piyasadaki hisse senedi sayısı artar ve fiyat düşer
bedelsiz sermaye artırımı İşletme
hisse senedi bölünmesi
ticari politikada çatışma
ticari politikada ayrılık
bir radyo ya da televizyon programının ikiye bölünmesi
alan bölünmesi: aynı ekranın iki yarısında iki ayrı sahne gösterme tekniği
US birbirinden çok farklı kurların söz konusu olduğu açılış kotasyonu
kamalamak Fiil
bir davayı türlü davalara bölmek Fiil
bir istikrazı dilimlere ayırmak Fiil
odun yarmak Fiil
tekelci bir yapıyı bozmak Fiil
bir partiyi bölmek Fiil
bir hisse senedini küçük parçalara bölmek Fiil
hisse senedini küçük parçalara bölmek Fiil
bir meblağı eşit hisselere bölmek Fiil
split klima İsim, Makine Sanayii
çıkmak Fiil
ayrılmak Fiil
kopmak Fiil
sermaye hisseleri ve gelir hisselerinden oluşan bir sermaye yapısı
komisyon bölüşülmesi
oybirliğiyle alınmayan hakem kararı.
bankada bir çeki tahsil ederken tutarının bir bölümünü nakden alıp ötekisini hesaba yatırma
(US) işverenin ödediği işçi sigorta payı
ödenmemiş hisse senetleri sayısının azalması ve piyasa fiyatının artması durumu
birinden ayrılmak Fiil
birşeyden ayrılmak Fiil
kılı kırk yarmak.
ikiye bölünmek Fiil
ikiye ayrılmak Fiil
ayrık eylemlik/mastar:
to ile fiil arasına belirteç girmiş eylemlik.
to

readily

understand gibi.
küçük hiziplere bölünmek Fiil
ikiye ayırmak Fiil
ikiye ayrılmak Fiil
ara katlı yapı
parçalanmak, bölünmek, gruplara ayrılmak.
The Liberals split off to form a separate group.
birşeyi koparmak Fiil
birşeyi ayırmak Fiil
birşeyi çıkarmak Fiil
(polise) sır vermek Fiil
birini ele vermek Fiil
.: birisinin sırrını başkasına söylemek, ihanet etmek, ele vermek.
Don't split on me.
yarılmak Fiil
açılmak Fiil
yırtılmak Fiil
küçük birimlere ayrılmış ve uzun bir süre içinde satılacak olan büyük sipariş
kırık bezelye.
çoğul kişilik, ikiz şahsiyet: aynı kişide belirip gelişen karmaşık örgütlü birden çok kişilik.
fiyat farklılaştırılması
fiyat farklılaştırması (üretici ve tüccarların aynı mal için farklı pazarlarda farklı fiyat uygulaması
birbirinden ayrılabilen iki parçalı makara.
çift halkalı anahtarlık
arka arkaya çıkan reklam
basın reklamlarında bir ürünle ilgili reklamın farklı uyarlamalarla kullanılması
(borsa) türlü zamanlarda türlü fiyatlar üzerinden yapılan satış
bölünmüş ekran İsim, Reklamcılık
an, lâhza.
For a split second nothing happened.
ânî, seri.
I had to make a split-second decision.
para ve hapis cezasını içeren mahkûmiyet
yalnızca sıkışık dönemlerde servis verdirtilen bir görevliye bu iki dönem arasında mola yaptırılması
bir lokantada öğle ve akşam yemeklerinde olduğu gibi
kısmi sevkıyat
birşeyi birilerine paylaştırmak Fiil
birşeyi birileri arasında paylaştırmak Fiil
birşeyi birilerine bölüştürmek Fiil
birşeyi ortadan ikiye ayırmak Fiil
birşeyi ikiye ayırmak Fiil
birşeyi ortadan ikiye bölmek Fiil
birşeyi ikiye bölmek Fiil
birşeyi ikiye bölmek Fiil
birşeyi ikiye ayırmak Fiil
birşeyi ikiye bölmek Fiil
birşeyi birşeye ayırmak Fiil
birşeyi birşeye bölmek Fiil
birşeyi üçe bölmek Fiil
birşeyi üç kişi arasında paylaştırmak Fiil
birşeyi biriyle paylaşmak Fiil
birşeyi biriyle aralarında paylaşmak Fiil
hisse senedi belgelerini bölmek Fiil
hisse senedi belgelerini bölmek Fiil
züppelik etmek Fiil
bir yemeğin masraflarını bölüşmek Fiil
(a) anlaşmak, uyuşmak, karşılıklı taviz vererek anlaşmaya varmak, (b) kalanını yarı yarıya paylaşmak.

You say $30 and I say $20, so let's split the difference and call it $25.
ortalamasını bulmak, ortalaması üzerinde (yarı yarıya taviz vererek) anlaşmak.
Okay, we'll split the
difference and call it $10.
vekâlet ücretini bölüşmek Fiil
kârı paylaşmak Fiil
fiyat ayrılığını taraflara eşit olarak bölmek Fiil
kârı paylaşmak Fiil
birden fazla parti adaylarını içeren oy pusulası.
ara zaman Spor
değişik fiyat üzerinden yapılan borsa alım satımı
(a) bölüş(tür)mek, paylaş(tır)mak, (b) bozuşmak, ayrılma, bölünmek.
ekibi dağıtmak Fiil
trenin vagonlarını ayırmak Fiil
küçük hiziplere ayrılmak Fiil
birilerinin ayrılmasına neden olmak Fiil
bir grubu bölmek Fiil
birilerini gruplara ayırmak Fiil
birilerini ayırmak Fiil
birşeyi bölmek Fiil
birşeyi bölümlere ayırmak Fiil
birşeyi ayırmak Fiil
biriyle ayrılmak Fiil
birinden ayrılmak Fiil
(US) tatili bölmek Fiil
bölünen oy
biriyle tartışarak kesin olarak onu terk etmek Fiil
gülmekten ölmek Fiil
kahkahalara boğulmak Fiil
kahkahalarla gülmek Fiil
gülmekten çatlamak Fiil
katıla katıla gülmek
katılırcasına gülmek, güle güle kasıkları çatlamak.
He made us cry with laughter: Okadar güldürdü
ki gözlerimizden yaş geldi.
birşeyden dolayı bölünmek Fiil
birşey yüzünden ayrılmak Fiil
birşey hakkında ayrılığa düşmek Fiil
birşey yüzünden ayrılığa düşmek Fiil
birşey hakkında ayrılığa düşmek Fiil
birşey yüzünden ayrılığa düşmek Fiil
birşeyden dolayı bölünmek Fiil
birşey yüzünden ayrılmak Fiil
anlaşmazlıkları karara bağlayacak oyu kullanmak Fiil
(havadan gelen) kârı paylaşmak.
yardırmak Fiil
anlaşmazlıkları karara bağlayacak oy kullanmak Fiil
bölünmüş hisse senetleri İsim
tatili bölmek Fiil
split air-conditioner İsim, Makine Sanayii