borçlarını ödemekten kaçmak
Verb
alacaklıların borçlarını ödemesi
alacaklıların borçlarını ödeme
hesaplarını ödemede titiz olmamak
Verb
zamanında ödeme âdeti olmamak
Verb
ödemeleri gecikmeli yapmak
Verb
ödemeleri gecikmeyle yapmak
Verb
aksine anlaşma yoksa gemi sahibinin gemisinde
geminin denize elverişli olabilmesini sağlamak amacı ile safra ve istif tahtaları bulundurma zorunluğu
akreditif bedelini ödeyen banka
akreditifte ödeme yapan banka
navlun her zamanki gibi ödenecektir
ödeme alışkanlıkları
Noun
bir işyerindeki maaş ve ücretlerin mali yükü
(finansman) doğru olmayan ya da yasa dışı hizmetler için ödenen para
faizini ve öteki masrafların tamamını geri ödeme
hisselerin karşılığını ahzukabz etme
geri ödenecek bir kredi için bu kredi ile ilgili her türlü bilginin gösterildiği çizelge
kâr getiren miktarlar
Noun
(US) ödeme yapan veznedar
(US) ödeme yapan vezne bölümü
ceza ödeyerek satışı iptal etmek
Verb
ceza ödeyerek bir satış iptal etmek
Verb
ceza ödeyerek bir satışı iptal etmek
Verb
bir borcu ödemeye talip olmak
Verb
vergi ödemekten kaçmak
Verb
bir senedi ödenme tarihinde ödememek
Verb
bir borç senedini ödememek
Verb
kâr payı dağıtabilme gücü
kâr payı dağıtan menkul kıymetler
Noun
borsa kâr payı dağıtan menkul değerler
Noun
vergi ödemekten kaçmak
Verb
kirasını ödemediği için kiracıyı tahliye etmek
Verb
kirasını ödemediği için kirayıcı tahliye etmek
Verb
tam tarifeli normal sefer yolcusu
azar azar ödemede bulunmaya devam etmek
Verb
temettüsüz hisse senetleri
Noun
temettüsüz hisse senet dileri
Noun
işi kârlı bir temele oturtmak
Verb
kurumlar vergisi mükellefi
Noun, Accounting
gelir vergisi mükellefi
Noun, Accounting
Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun
Proper Name, Law